İngilizce Öğrenirken İzleyeceğiniz 5 Önemli Yol


Herkes gibi iş hayatımızda veya öğrencilik hayatımızda her konuda bizim bir adım önde olmamızı sağlayacak bir avantajdır İngilizce bilmemiz. İlkokulda öğrendiğimiz gramer konularının üstüne ortaokul ve lisede, hatta sonrasında üniversitede de boğulduğumuz gramer derslerinden sonra aklımızda bir baloncuk oluşuyor ve konu "yıllarca tonlarca ders gördüm ama şu an konuşamıyorum?" oluyor. Ne yazık ki üzücü, ama bu bir gerçek. Ezbere öğrendiğimiz ve sadece ders olarak gördüğümüz bir dili aynı şekilde yıllarca ayna efekti olarak gördükten sonra nasıl konuşmayı bekleyebiliyoruz ki kendimizden? Bunun sebebi hem İngilizce'nin hayatımızda hep bir "ders" olarak kalması hem de amacına uygun öğretilememesi. Yani Subject +verb2 kalıbını herkes biliyordur ama karşımıza İngilizce konuşan biri çıkınca ne yapacağımızı öğretmediler. Üzücü olduğunu tekrar belirtelim, çoğu İngilizce öğretmeni "bakın çocuklar bu dili kullanacaksınız" demedi, söylemleri hep "bu konu sınavda çıkacak" oldu, yani asıl amacı bize aşılamadılar.

İşte burada ilk yolumuz devreye giriyor çünkü herhangi bir konuyu ya da dili öğrenirken, önce bunu "ne için" öğrendiğimizi iyi bilip amacımıza odaklanmamız gerekiyor.
   
1. Hedefinizi Belirleyin

Hedefinizi belirlemek herhangi bir işe başlarken yapacağınız en önemli adım olmalıdır, çünkü hedef ve amaç belirlemeden yapılan işler ve süreçler raydan çıkıp farklı yollara sapabilir. Yani dikkatinizi dağıtıp zamanınızı gereksiz harcatabilir. Hedef odaklı gitmek her zaman size zaman kazandırıp verimliliğinizi artırır. Hedefiniz A harfinden başlayıp Z harfine varmaksa ve öğrenmekse, alfabeye zaman ayırın, aralara sayıları ve işaretleri koymayın ki hedefiniz sizden uzaklaşmasın.

Eğer İngilizce öğrenme hedefiniz bir sınavsa sınava göre gramer reading, seyahat ve konuşmak ise daha çok listening ve speaking çalışmanız daha verimli olacaktır. Ama unutmayın ki tüm beceriler birbirini tamamlar önemli olan ağırlık merkezini güzel bulmaktır.
       
2. Yolunuzu Çizip Planınızı Yapın
     
Hedefinize giden yolda plan yapmak en önemli adımlardan biridir. Plan yaparken de büyük adımları küçük adımlara bölmek çok önemlidir. Mesela İngilizcede 6 ayda 2 seviye birden atlamak istiyorsanız önce seviyeleri aylara, konuları haftalara bölmelisiniz. Bir haftada 2 konu öğrenip belirli birkaç saat listening speaking çalışacağım diye hedef koyduğunuzda, kısa süreli hedeflerinizi daha kolay gerçekleştirdiğinizi göreceksiniz. Bu yıl 10 kilo vereceğim demekle bu hafta 1 kilo vereceğim hedeflerinin hangisinin daha gerçekçi ya da yapılabilirliğinin kolay olduğunu anlayabilirsiniz.

Büyük hedefleri küçük hedeflere böldüğümüzde yapılabilirliği artıyor, unutmayın ki küçük lokma daha kolay yenir yutulur. İngilizceyi de küçük lokmalara böldüğünüzde daha kolay yutabilirsiniz.

3. Bildiklerinizden Başlayın

Size gidip Conditionals ya da Prepositions çalışın demiyoruz. Ama bildiğiniz konudan başlamak -Hello, how are you?- olsa bile bildiğiniz şeyleri yapabildiğinizi görmek sizin öz güveninizi getirip çalışmanın ve yapılabilirliğinin daha kolay olduğunu gösterecek. Bildiğiniz şeylere öncelik verip daha hızlı geçmeniz beyninizi diğer konuları çalışırken de kolay olacağına ikna etmiş olacak. Bu yüzden önce bildiklerinize bir göz atmanız, üstüne yeni bilgiler eklemeniz daha yararlı olabilir.

4. Konuyu Yapmayı Sevdiğiniz Şeyler Üzerinden Götürün

İngilizce öğrenirken yapmanız gereken en önemli şeylerden biri de size uzak konuları kendinize yakınlaştırın. Kurslarda temel İngilizce öğrenirken genelde konular günlük hayattan sürekli başımıza gelebilecek şeylerden oluşur ama kitaplar Türk kültüründen uzak olduğu için tam olarak içselleştirmek zordur. "Komşuların Dedikodusu" diye bir İngilizce konu başlığı olsaydı 50-60 yaşlarındaki teyzeler şu an İngilizce öğreniyor bile olabilirdi.

Ne çalışıyorsanız çalışın, gramer, kelime, writing ya da listening, sevdiğiniz konu üzerinde çalışmak veriminizi fazlasıyla artıracak. Felsefe seviyorsanız basit felsefi bir İngilizce paragraf bulup okuyun ve inceleyin, futbol ya da müzik seviyorsanız onlarla ilgili okunacak yazılar ya da videolar bulun. Bir iş adamının dikkatini ekonomiyle mi çekmek daha kolay olur yoksa bilgisayar oyunlarıyla mı? Sevdiğiniz şeyler üzerine çalışmayı öğrenin, konu ne olursa olsun temeli atmak ya da geliştirmek çok daha kolay olacaktır. Materyal konusunda asla sıkıntı çekmeyeceğimiz internet devrindeyiz sonuçta. Ve unutmayın, okullarda başarılı olduğumuz dersler genelde sevdiğimiz öğretmenlerimizin dersleriydi.

5. Her Şekilde Pratiğe Dökmeye Bakın!

Ne öğrenirsek öğrenelim pratiğe dökmediğimiz sürece pasif bilgi olarak içimizde bir yerde kalmaya mahkum olur. Eğer bir bilgiyi kalıcı kılmak istiyorsak önemli olan onu yaşamak ve pratiğe dökebilmek. Yani yaparak öğrenmek, mesela İngilizce bir konu ve birkaç kelime öğrendiysek yanımızda kim varsa bunu söylemek olabilir, hatta karşımızdaki bilmiyorsa ona öğretmek daha bile iyi olur çünkü öğrenmenin en iyi yollarından biri de bir başkasına öğretmektir. 

Şarkıyla, şiirle, severek yaptığınız işin dilini öğrendikten sonra pratiğe dökmekle, yazmakla çizmekle dışarı çıkmakla bunu pekiştirip kalıcılığını artırdığınızda her zaman öğrenmek de geliştirmek de çok kolaylaşacaktır.

miituu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Instagram